SONBAHARDA DA RAFTING BİR BAŞKA OLUYOR!

  501-0001.jpg (24582 bytes)

21 Ekim 2001’de Cenk arkadaşımızın önderliğinde, 11 kişi saat 07:00 de Tansaş’ın önünde toplandık. Sayımızın az olduğuna bakmayın Bodrum da her evde, bir kişinin BODOSK  üyesi olduğunu unutmayın. Arkadaşlarla merhabalaştıktan sonra  07.15 de hareket ettik. Bir ara aklıma, eşimin erkenden kalkıp beni yolcu edişi  geldi. Normal zamanda asla bu kadar erken kalkmayan eşim  Hüseyin, karımı Dalaman Çayında yitip gitmeden,  son bir  defa göreyim der gibi arabama kadar uğurladı beni. Üç bucuk saat süren yolculuk sonunda, Dalaman Çayına vardık. Daha önceden bağlantıların yapıldığı, Trans Nature Tour’un güler yüzlü ekibi bizi501-0002.jpg (56898 bytes) karşıladı. Kahvaltıdan sonra,  suda giyeceğimiz kıyafetleri, kask, can yeleği,neopren elbise olan, malzemeleri bizlere teslim ederek, tekrar toparlanıp yaklaşık 40 km. sürecek stabilize yolu aşmak için hareket ettik. Doğanın güzelliğiyle  zamanın nasıl geçtiğini anlamadan, rafting başlangıç noktasına geldik. Rehberimiz bize,  rafting yaparken uygulanacak kurallarla   ilgili bilgi verdi.  Uzunluğu yaklaşık 13 km olan Dalaman Çayında 4 saat civarında suda olacağımızı, adrenalin dolu rapitlerden geçeceğimizi söyledi, tam bana göre dedim. Raftlar’a 7’şer  ve 6’şar kişi  501-0003.jpg (40451 bytes)rehber dahil olmak üzere, 2 bota yerleştik. Ben ve Senem en önde kürek çekmeye hazır vaziyette bekliyoruz. Ve nihayet sudayız. Manzara harikulade, yavaş yavaş süzülüyoruz. Şimdilik yavaş, birden suyun coşkusuyla bizde coştuk, rehberimiz ne derse biz onu yapıyoruz, bir ara sağdakiler sola gelsin  komutuyla seslenen rehberimiz,  heyecandan olsa gerek soldakiler sağa  doğru, hareket ettiğinden, botumuzun şeklini tahmin etmişsinizdir.

Çayın ortalarına doğru, göl gibi bir yere vardık,  büyüleyici bir atmosferi olan bu yerde, insanın kendini suya atası geliyordu, bizde öyle yaptık,  suya atladık, aman o ne, su buz gibi hareket edemiyorum, ben hemen son hızda kendimi  bota attım.

501-0004.jpg (53731 bytes)

Su bizi öyle güzel  sürüklüyor ki, kayaların tepesine çıkıp tekrar suya güm diye inince, çığlıklarımız birbirine karışıyordu. Bu arada rehberlerinde hakkını yememek lazım 13 km lik parkurda nerde kaya var, neresi derin çok iyi biliyorlardı. Bizi de botları da çok iyi idare ediyorlardı.

 

Eğlenceli turumuzun sonlarına yaklaşırken saat 17:00’yi gösteriyordu. Hepimizin üstünde tatlı bir yorgunluk, keyifli  geçirilmiş bir günün hoşluğu vardı. Köye vardıktan sonra malzemelerin çıkarılmasına  yardımcı olurken, halen  gücümün kaldığını hissedince  sevindim, fakat elime baktığımda sadece  bir adet kürek tuttuğumu görünce, güldüm. Kamp yerine geldiğimizde, hemen üstümüzü değiştirdik. Ve günün finalini mangalda alabalık, salata ile tamamladık. Saat 18:00 de yola çıkmak üzere hareket ettik. 21:00 de Bodruma vardık. Şimdi anlatacak çok şey var.   

501-0006.jpg (50493 bytes)

 

       Çağrı