SONBAHARDA
DA RAFTING BİR BAŞKA OLUYOR!
21
Ekim 2001’de Cenk arkadaşımızın önderliğinde, 11 kişi saat 07:00 de
Tansaş’ın önünde toplandık. Sayımızın az olduğuna bakmayın Bodrum da
her evde, bir kişinin BODOSK üyesi
olduğunu unutmayın. Arkadaşlarla merhabalaştıktan sonra
07.15 de hareket ettik. Bir ara aklıma, eşimin erkenden kalkıp beni
yolcu edişi geldi. Normal zamanda
asla bu kadar erken kalkmayan eşim Hüseyin,
karımı Dalaman Çayında yitip gitmeden,
son bir defa göreyim der
gibi arabama kadar uğurladı beni. Üç bucuk saat süren yolculuk sonunda,
Dalaman Çayına vardık. Daha önceden bağlantıların yapıldığı, Trans
Nature Tour’un güler yüzlü ekibi bizi
karşıladı. Kahvaltıdan sonra,
suda giyeceğimiz kıyafetleri, kask,
can yeleği,neopren elbise olan, malzemeleri bizlere teslim ederek, tekrar
toparlanıp yaklaşık 40 km. sürecek stabilize yolu aşmak için hareket
ettik. Doğanın güzelliğiyle zamanın
nasıl geçtiğini anlamadan, rafting başlangıç noktasına geldik. Rehberimiz
bize, rafting yaparken uygulanacak
kurallarla ilgili bilgi
verdi. Uzunluğu yaklaşık 13 km
olan Dalaman Çayında 4 saat civarında suda olacağımızı, adrenalin dolu
rapitlerden geçeceğimizi söyledi, tam bana göre dedim. Raftlar’a 7’şer
ve 6’şar kişi
rehber dahil olmak üzere, 2 bota yerleştik. Ben ve Senem en
önde kürek çekmeye
hazır vaziyette bekliyoruz. Ve nihayet sudayız. Manzara harikulade, yavaş
yavaş süzülüyoruz. Şimdilik yavaş, birden suyun coşkusuyla bizde coştuk,
rehberimiz ne derse biz onu yapıyoruz, bir ara sağdakiler sola gelsin
komutuyla seslenen rehberimiz, heyecandan
olsa gerek soldakiler sağa doğru,
hareket ettiğinden, botumuzun şeklini tahmin etmişsinizdir.
Çayın ortalarına doğru, göl gibi bir yere vardık, büyüleyici bir atmosferi olan bu yerde, insanın kendini suya atası geliyordu, bizde öyle yaptık, suya atladık, aman o ne, su buz gibi hareket edemiyorum, ben hemen son hızda kendimi bota attım.
Su bizi öyle
güzel sürüklüyor ki, kayaların
tepesine çıkıp tekrar suya güm diye inince, çığlıklarımız birbirine
karışıyordu. Bu arada rehberlerinde hakkını yememek lazım 13 km lik
parkurda nerde kaya var, neresi derin çok iyi biliyorlardı. Bizi de botları
da çok iyi idare ediyorlardı.
Eğlenceli
turumuzun sonlarına yaklaşırken saat 17:00’yi gösteriyordu. Hepimizin üstünde
tatlı bir yorgunluk, keyifli geçirilmiş
bir günün hoşluğu vardı. Köye vardıktan sonra malzemelerin çıkarılmasına
yardımcı olurken, halen gücümün
kaldığını hissedince sevindim,
fakat elime baktığımda sadece bir
adet kürek tuttuğumu görünce, güldüm. Kamp yerine geldiğimizde, hemen üstümüzü
değiştirdik. Ve günün finalini mangalda alabalık, salata ile tamamladık.
Saat 18:00 de yola çıkmak üzere hareket ettik. 21:00 de Bodruma vardık. Şimdi
anlatacak çok şey var.
Çağrı