KİSE BÜKÜ AÇILIŞ PİKNİĞİ
Pikniğin son saatlerine doğru Çağrı yanıma yaklaştı ve “ilk
defa etkinliklerimize katılıyorsun, bu piknik ile ilgili gözlem ve
düşüncelerini yazman ilk görüş olarak iyi olur” dedi. Ama ben, yazmak, gibi
derken Can Yücel’in bir şiirini söyleyivermek geçti içimden ona, fakat o çoktan
elinde listesi, kalemi başka bir grubun yanına gitmişti bile, görev verilmişti.
Boş heves
Yazı-tura oynayayım istedim
Kursağımda kalan çil kuruşla
Ama ne yazar bu memlekette yazı
Dağ-taş tuğra
Can Yücel
Sabah 9.20 de Tansaş’ın önünden kalabalık bir grup ile minibüse bindik,özel arabayla gelen arkadaşlarda vardı. Hep beraber Yalıçiftliği yönünden yollara koyulduk, yaklaşık iki saat süren yolculuktan sonra eski bir yerleşim yeri olduğu anlaşılan yeşil ve denizin muhteşem bir görüntüsü yanıbaşımızdaydı.
Çeşitli gruplar halinde , kimisi deniz kenarında, denizde, bir ağacın altında, 3 aylık bebekten başlayan yaş grubu ile, nefis otlu böreklerin, kısırın, bahçesinde yetiştirilen biber,patlıcanı
kendiliğinden oluşan bir yemek düzeni ile (çatal yok mu? hani bardak, yaprakların kaşık olarak kullanıldığı) başladı piknik.

Yenilen kısırın patlıcan salatasının yanında bazı arkadaşların uzaktan bakarak hım mm sizde ne var diyerek bakıp değişik tatların denenmesi...
Bazı arkadaşların gözden kayboluncaya dek yüzmeleri ve geri dönüşlerinin göz ucuyla takibi..
Eski yerleşim yerlerinin soyunma,giyinme kabini olarak kullanılması...
Benim açımdan çok hoş bir ortama girdiğimin habercisi idi bu piknik.
Saat 16.30 da dönüş hazırlıkları başladı, 17.00 gibi hareket ve Mumcular üzerinden geri dönüş çok daha kısaydı.
Handan./5 Ekim 2003