olimpos
etkinliği
Original Message -----
Sent: Thursday, December 04, 2003 9:54 PM
Subject: olimpos etkinliği
Bu güzel bir gezidir. Yazar kaç kişi olduğunu
hatırlamamaktadır ama, çok keyif aldığı dün gibi hatırındadır. Zaten kişi
sayısının ona göre hiç önemi yoktur. Önemli olan amaçları aynı olan
insanların bir etkinliği paylaşması değil midir?
Saat 01 gibi kumanyalar hazırlanıp yatılmıştır.
Yatarken rehber tarafından uyandırma şarkısı seçilmiştir. Bu şarkı sarı
gelindir. Gerçektende saat 04.de harika bir sarı gelin ıslığı ile
kalkılmış,sanki zirvenin yalnızlığına gidişimizin hatırına ,sessizce
hazırlanılmıştır. Araç bizi yürüyüş alanına bıraktığında saatler 04.45'i
gösterir. inanılmaz bir mehtap vardır, kimsenin fener yakmasına gerek
yoktur. Doğa o kadar güzeldir ki bütün grup büyülenmiştir. Ormanlık alan
geçilip son büyük mola verildiğinde herkesin gözü zirvededir ama zirve
kendini göstermemektedir. Önümüzde bilimkurgu filimlerini andıran , sanki az
önce geçtiğimiz o ormanla ilgisi olmayan üzerinde yaşam belirtisi yokmuş
gibi kıraç, çarşak bir alan vardır. Ve bu şekilde 4-5 tepe aşılarak
tahtalının 2366 metrelik zirvesine ulaşıldığında saatler 12.30'u
göstermektedir. Yalnız yanlış anlaşılmasın bu zirveye ulaşmak yazarın iki
satırda yazdığı gibi kolay olmamıştır. Yazar zirvedekilerin neşesini dün
gibi hatırlamaktadır. İşte bir hedefe daha ulaşılmıştır. Zaten insan
hayatına da keyif veren bu hedefler değil midir? Orada yemek molasından çok
fotoğraf çekilmiş ve geri dönüşe geçilmiştir. Tekrar aracımıza dönüldüğünde
saatler 17.45 'i göstermektedir. Herkes iç dünyasıyla bütünleşmiş, yorgun,
ama mutlu bir sessizlikle kamp yerine dönülmüştür. Dönülmüştür ama zirve
tahtalı ile bitmemiştir ,vakit olmadığı için birde yanartaş görülmelidir. Ve
bu çılgın grubun büyük bir çoğunluğu birde yanartaş yapmıştır. Ama yanartaş
mı onları görmüştür, onlar mı yanartaşı, orasını yazar hala çözmüş değildir.
Uyuya uyuya gidilen ve aynı şekil dönülen bu küçük son zirveyle herkes
yattığı yeri iyi bilmiştir.
ertesi gün gidilen her yerden Tahtalı
zirvesini görmek yazara da zirveyi yapan diğer insanlara da ayrı bir keyif
vermiştir. Sonunda yazar ve arkadaşları oraya niye Tahtalı dendiğini
bulmuşlardır. Orayı tahtası tam olanlar çıkmamaktadır!!!!
yazar hala zirveyi gözünün önüne getirdiğinde
tuhaf bir haz duymaktadır. Ya bu yazar birde Ağrı zirvesi yapsa kim bilir ne
olacaktır?
İPEK
olimpos etkinliği