Dön Boby Dön…
Tansaş> Minibüsçü> Yalıkavak> Yoldan insanları toplama> Geriş’te çay içmek
Rehberimiz Geriş Muhtarı Ramazan Kayacan. Yarımada’nın en genç ve girişimci muhtarı. Geçen hafta British Museum’da Mouseleum’u gezen muhtar, bu hafta bize köyünü dolaştırıyor.
İçilen çaylardan sonra başlayan yürüyüş,
Burgaz Tepe ve bir Leleg yerleşimi olan Ouranion antik şehri çevresindeki
Karain
Mağarası’ına doğru devam etti. Bu mağara Bodrum Yarımadası’ndaki en iyi korunmuş
mezar odasıdır. Definecilerin çok
zarar verdiği Karain Mağarası’nın korunması için Geriş Muhtarlığı’nın
girişimleriyle Yalıkavak Belediyesi, Bodrum Kalesi ve Muğla Üniversitesi
Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Adnan Diler yönetiminde bir proje hazırlanmış. 2005
yaz aylarında buranın turizme açılmasıyla ilgili çalışmalar yapılıyormuş.
Aslında Bodosk gezilerinde rastladığımız bu tip yerlerin fotoğraflarını çekip,
bir envanter çalışması yapabilir, yani Bodrum ve çevresinin arkeolojik
envanteri.. TAY projesi gibi; www.tayproject.org
Bizim
grub 28 kişiydi ama Gerişli gençler ve çocukların katılımıyla 36 kişi olduk.
Eğlenceli bir grubtuk ve hava da yürüyüş için çok uygundu. Çocuklar muhtarın
yönlendirmesiyle etrafta mantar arıyorlardı. Zira bizim dağ, taş dolaşmamız
köylülere garip geliyor, zira bir yer geziliyorsa, ot, mantar falan toplanmalı!
Yönlendirme boşa çıkmadı 1 kilo kadar mantar, Gerişli Kaptan tarafından grubun
en sevimlisi Ayla hanıma armağan edildi…
Sıkı
bir tırmanışla Karakuzu Tepesi eteklerindeki Deliktaş’a geldik. Bu garip büyük
bir kaya ve içinden geçilebilecek bir deliği var. Yörede içinden geçenlere şifa
ve uğur getirdiğine inanılırmış. “Evlenmek isteyen ya da çocuğu olmayan
kadınlar, ev sahibi olmak isteyenler içinden geçerse, dilekleri gerçekleşirmiş”
dediğimizde, Deliktaş’ın yanından yürüyen herkes kayanın içine doğru yöneldi…
Tempomuzu Ayla hanıma göre belirliyorduk. Ama çetilerin içinde çocuklar deli gibi koşuyor, grubumuzun kadınları ise bacaklarına batan dikenlerden yakınıyordu, o yüzden grub sık sık kopuyor ve toparlanıyorduk.
En son Karakaya’ya indiğimizde grubun
bir kısmı çağırdığımız minibüsle Bodrum’a döndü, Y
alıkavak ve Geriş grubu da
yayan Gümüşlük sahiline geldik. Burada hepimizi üzen şey oldu. Bütün yürüyüşü
bizle birlikte yapan, koca koca köpeklere havlayan, yanımıza gelen inekleri
kovan Boby’yi Gümüşlük’te bulamayıp, orada bırakmak zorunda kaldık. Ama dediler
ki, o işaretlerini koklaya koklaya Geriş’e döner… Dön Boby dön…
Burada Gümüşlük Muhtarı bize çay ısmarladı… Sonra başka bir minübüsle Geriş’e geldik, bizi çok seven Gerişliler yine çay ısmarladılar. O ara muhtar çektiğimiz resimleri CD’ye basıp bana verdi, ben de bu yazıyı yazıp, resimlerle birlikte Çağrı’ya yolluyorum, ordan da web sitesine…
Eğlenceli yürüyüşümüz Gerişli dostlarımızla sözleşmemizle bitti;
Nisan’da Geriş>Karakuzu Tepesi>Yakaköy>Dereköy parkurunda buluşacağız.
Nadi